Değerli Meslektaşlarım,
Önümüzdeki birkaç ay içerisinde yeni sürücü kursları yönetmeliğinin yayımlanması beklenmektedir. Yapılan görüşmeler ve kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, yönetmelikte önemli ve köklü değişikliklerin yer alacağı anlaşılmaktadır.
Her şeyden önce şunu ifade etmek isterim ki; bizler eğitimciler olarak her zaman eğitimin, kalite standartlarının yükseltilmesinin ve gelişen çağın gereklerine uyum sağlanmasının yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Ancak değişim yapılırken, yıllar içerisinde elde edilen kazanımların da göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum.
Sürücü Eğitiminin Geldiği Nokta
Sürücü eğitiminin bugün ulaştığı seviyeyi küçümsemek doğru değildir. Bunu hamaset olsun diye değil, her yıl İçişleri Bakanlığının açıkladığı trafik istatistiklerine dayanarak söylüyorum.
Son iki yılda trafik kazalarında artış yaşandığı görülmektedir. Ancak yetkililerin de ifade ettiği gibi bunun en önemli nedenlerinden biri motosiklet kullanımındaki hızlı artış ve buna bağlı olarak meydana gelen motosiklet kazalarıdır.
Sürücü kurslarının faaliyete başlamasının üzerinden yaklaşık 39 yıl geçti. Buna rağmen sektörümüz, birçok sektörle kıyaslandığında hâlâ genç sayılabilecek bir sektördür. Bazı sektörlerde dördüncü, hatta beşinci kuşak görev yaparken, bizlerde ikinci kuşak yeni yeni sorumluluk almaya başlamaktadır.
Başarılarımızı Görmezden Gelmeyelim
Bugün ile sürücü kurslarının ilk açıldığı yılları kıyasladığımızda;
- Araç sayısı onlarca kat artmıştır.
- Ehliyet sahibi insan sayısı katlanarak yükselmiştir.
- Karayolu ağımız yaklaşık beş kat büyümüştür.
Buna rağmen trafik kazalarındaki ölüm oranları o yıllara göre yaklaşık yüzde 50 azalmıştır.
Burada mütevazı olmaya gerek yoktur. Bu başarı; sürücü kurslarının, eğitimcilerimizin ve Millî Eğitim Bakanlığının ortak başarısıdır. Ancak ne yazık ki bu başarının kamuoyu nezdinde yeterince sahiplenildiğini düşünmüyorum.
Yeni Yönetmelik Hazırlanırken…
Yeni yönetmelikle birlikte gündeme gelen bazı düzenlemelerin uygulamada çeşitli sakıncalar doğurabileceği kanaatindeyim.
Direksiyon sınavlarımızı gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda, birçok ülkeyle aynı seviyede, hatta bazılarından daha iyi bir uygulamaya sahip olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Belki birkaç ülke bizden daha ileridedir; ancak dünya genelindeki çok sayıda ülkeden daha iyi bir sınav sistemimiz bulunmaktadır.
Bugün toplumda oluşan algı nettir:
Ehliyet almak kolay değildir.
Başarılı olabilmek için kaliteli direksiyon eğitimi almak gerekmektedir.
En önemlisi de vatandaşlarımız, direksiyon sınavlarının tamamen bağımsız yürütüldüğünü ve sürücü kurslarının sınav sonuçlarına müdahale edemeyeceğini bilmektedir.
Bu güven kolay oluşmamıştır.
Serbest Güzergâh Uygulaması
Serbest güzergâh uygulamasına geçilmesinin, 81 il ve yaklaşık 700 ilçede uygulama birliğini sağlamada çeşitli zorluklar oluşturabileceğini düşünüyorum.
Bu düzenlemenin Karayolları Trafik Güvenliği Eylem Planı kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından talep edildiği ifade edilmektedir.
Ancak burada şu soruları da sormamız gerektiğine inanıyorum.
Yıllardır uygulamada bulunan stajyer sürücülük sistemi neden yeniden değerlendirilmemektedir?
Eylem planında yer almasına rağmen neden ehliyet sahibi sürücülere yönelik güncelleme eğitimleri konusunda somut adımlar atılmamaktadır?
Her yıl trafik kazaları nedeniyle ülke ekonomisi milyarlarca liralık kayba uğrarken, binlerce vatandaşımız hayatını kaybederken ve on binlercesi yaralanırken; sürücülerin belirli aralıklarla güncelleme eğitiminden geçirilmesinin bu tabloyu önemli ölçüde iyileştireceği açıktır.
Bu konuda daha kararlı adımlar atılması gerektiğine inanıyorum.
İstatistikler Ne Söylüyor?
Resmî verilere göre;
- 1-5 yıllık ehliyet sahiplerinin kazaya karışma oranı yaklaşık %13
- 5-10 yıllık ehliyet sahiplerinin kazaya karışma oranı %37
- 10 yıl ve üzeri ehliyet sahiplerinin kazaya karışma oranı ise %50 seviyesindedir.
Bu veriler göstermektedir ki yeni ehliyet alan sürücülerin kazaya karışma oranı sanıldığı kadar yüksek değildir. Üstelik bu kazaların önemli bir kısmı da maddi hasarlı kazalardan oluşmaktadır.
Sonuç
Yeni yönetmelik hazırlanırken elbette sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacak her türlü düzenlemeyi desteklemeliyiz.
Ancak değişim adına bugüne kadar oluşturduğumuz güveni, standartları ve uygulama birliğini zedeleyecek adımlardan da kaçınmalıyız.
Otuz dokuz yıllık bir emeğin, bilgi birikiminin ve tecrübenin korunması; eksikliklerin ise sektör temsilcilerinin görüşleri alınarak giderilmesi en doğru yaklaşım olacaktır.
Çünkü hepimizin ortak amacı aynıdır:
Daha güvenli yollar, daha bilinçli sürücüler ve daha güçlü bir sürücü eğitimi sistemi.
Görüşlerimi siz değerli meslektaşlarımla paylaşmak istedim.
Allah birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
Kalın sağlıcakla.
Hayırlı işler diliyor, saygılarımı sunuyorum.
Nusret TÜRKER
TÜSEKON Genel Başkan Vekili
TÜSEKON-Sürücü Eğitimcileri Konfederasyonu Aydınlık geleceğimize birlikte yürüyeceğiz.