TÜRKİYE’DE TRAFİK KAZALARI VE SÜRÜCÜ KURSLARININ KAZALARIN ÖNLENMESİNDEKİ ROLÜ
Türkiye, gelişen ulaşım altyapısı ve artan araç sayısına paralel olarak uzun yıllardır trafik güvenliği sorunuyla mücadele etmektedir. Her yıl binlerce can kaybına ve milyarlarca liralık ekonomik zarara yol açan trafik kazalarının önlenmesinde, sürücü eğitimi en kritik halkayı oluşturmaktadır.
Sürücü kursları, bireylere yalnızca araç kullanma becerisi kazandıran ticari işletmeler değil, aynı zamanda güvenli sürüş kültürünü topluma aşılayan stratejik eğitim kurumlarıdır.
TÜRKİYE’DEKİ TRAFİK KAZALARININ MEVCUT DURUMU VE TEMEL NEDENLERİ
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de meydana gelen trafik kazalarının kusur oranları incelendiğinde, insan faktörü %90’ın üzerinde bir oranla ilk sırada yer almaktadır.
Sürücü kusurları arasında hız sınırlarına uymamak, kavşaklarda geçiş önceliğine dikkat etmemek, arkadan çarpmak ve alkollü araç kullanmak başı çekmektedir.
Bu istatistikler, kazaların temel kaynağının teknik altyapı yetersizliğinden ziyade, sürücülerin davranışsal hataları ve kuralları içselleştirememiş olmaları olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, kalıcı bir çözüm için sürücülerin henüz trafiğe çıkmadan önce aldıkları eğitimin niteliği hayati önem taşımaktadır.
Sürücü Kursları Yönetmeliği 3 Şubat 1987’de yayımlandı. 1987 yılında açılan kurs sayısı iki elin parmak sayısını geçmez. 1990’lı yılların başına kadar birçok ilçede trafik tescil büroları sürücü belgesi vermeye devam etmiştir.
1987 ve öncesi birkaç yılın araç sayısı ile trafik kazalarındaki can kayıplarına bir göz atalım.
1985 Yılı
- Tescilli araç sayısı: 2.375.141 adet taşıt.
- Trafik kazalarında ölen insan sayısı: 4.500 kişi. (Olay yerindeki can kayıpları baz alınmıştır.)
1986 Yılı
- Tescilli araç sayısı: 2.600.000 adet taşıt.
- Trafik kazalarında ölen insan sayısı: 7.315 kişi. (Olay yeri can kayıpları baz alınmıştır.)
1987 Yılı
- Tescilli araç sayısı: 2.900.000 adet taşıt.
- Trafik kazalarında ölen insan sayısı: 7.530 kişi.
(Bu rakam Türkiye tarihindeki en yüksek yıllık trafik kazası can kaybı olarak kayıtlara geçmiştir.)
Bu rakamlara kaza sonrası 30 gündeki can kayıpları dahil değildir. Trafik kazası sonrası ilk 30 günde can kayıpları 2015 yılından sonra kayıt altına alınmıştır.
2025 Yılı
- Tescilli araç sayısı: 33.513.123
- Trafik kazalarında ölen insan sayısı: 6.035
- Kaza yeri: 2.541
- 30 gün içinde ölenler: 3.494
Bu istatistikleri değerlendirdiğimizde; sürücü kursları öncesi ve sonrası araç sayıları ve ölen insan sayısı 1987 yılına göre araç sayısı 11 katına çıkmış, olay yerinde ölen insan sayısı üçte bir oranındadır.
Olay sonrası ilk 30 günde ölen 3.494 kişi dahil 6.035 kişidir.
Emniyet Genel Müdürlüğü resmi verilerine göre;
- 1987 yılı sonunda toplam sürücü belgesi sahibi insan sayısı: 4.502.055
- 2025 yılında ise toplam sürücü belgesi sahibi: 34.100.000
Bu veriler de sürücü kurslarının, araç sayısı ve sürücü belgesi sahibi insan sayısının artmasına rağmen trafik kazalarında ölüm oranlarında önemli düşüş yaşanmasına büyük katkı sağlamıştır.
SÜRÜCÜ KURSLARININ KAZALARI ÖNLEMEDEKİ KATKILARI
Sürücü kursları, doğru yapılandırılmış bir eğitim süreciyle trafik kazalarının azaltılmasında şu temel alanlarda katkı sağlar:
- Teorik Bilgi ve Yasal Bilinç Oluşturma: Kurslar; trafik adabı, ilkyardım, araç tekniği ile trafik ve çevre bilgisi dersleriyle sürücü adaylarına teorik eğitim verir ve yasal sorumluluklarını öğretir. Kuralların neden var olduğunu anlayan sürücülerin hata yapma oranı düşer.
- Defansif (Savunma Odaklı) Sürüş Becerisi Kazandırma: Nitelikli bir direksiyon eğitimi, sürücüye sadece aracı hareket ettirmeyi değil; çevresel riskleri önceden sezmeyi, hava ve yol şartlarına göre hızını ayarlamayı ve olası tehlikelerden kaçınma reflekslerini öğretir.
- Psiko-Sosyal Gelişim ve Trafik Adabı: 2015 yılında müfredata eklenen “Trafik Adabı” dersi, sürücülerin trafikte birbirlerine karşı sabırlı, saygılı ve empati düzeyi yüksek bireyler olmasını hedefler. Öfke kontrolü gelişmiş sürücüler, agresif sürüşten ve dolayısıyla kazalardan uzak durur. Ancak ne yazık ki 2015 öncesi sürücü belgesi sahipleri trafik adabı eğitimi almamışlardır.
MEVCUT SİSTEMİN SORUNLARI VE GELİŞİM ALANLARI
Türkiye’de sürücü kurslarının kazaları önlemedeki etkinliğini kısıtlayan bazı yapısal sorunlar bulunmaktadır.
Aday sürücülük de bunlardan biridir. Sürücü belgesini alan bir sürücü hiç trafiğe çıkmasa bile iki yıl sonra stajyer sürücülüğü sona ermektedir.
2015 yılından önce sürücü belgesi sahipleri trafik adabı dersini görmemişlerdir.
Sürücü belgeleri sınıfına göre 5 ve 10 yılda bir değiştirilirken sürücülerin trafik adabı dersi ve yenilenme eğitimi almaları kazaların önlenmesinde katkı sağlayacaktır.
Ayrıca, ehliyet aldıktan sonra sürücülerin davranışlarını denetleyen ve periyodik olarak bilgilerini tazeleyen mekanizmaların eksikliği de sürecin verimliliğini düşürmektedir.
KAZALARI AZALTMAK İÇİN SÜRÜCÜ EĞİTİMİNDE ATILMASI GEREKEN ADIMLAR
Sürücü kurslarının trafik kazalarını önlemede maksimum fayda sağlaması için şu reformların uygulanması gerekmektedir:
1. Teknolojik Altyapının Artırılması
Adaylar, gerçek trafikte deneyimlemesi tehlikeli olan buzlanma, sis, ani fren ve lastik patlaması gibi acil durum senaryolarını uygulamalı olarak deneyimlemelidir.
2. Kademeli Ehliyet Sisteminin Güçlendirilmesi
Mevcut stajyer sürücülük uygulaması daha sıkı denetimlerle desteklenmeli; belirli bir süre kazaya karışmayan veya ceza puanı almayan sürücülere stajyerliğini kaldırılması için sınav yapıldıktan tam ehliyet verilmelidir.
3. Eğitmen Kadrosunun Standardizasyonu
Direksiyon usta öğreticilerinin pedagojik ve teknik formasyonları sürekli olarak güncellenmelidir. Üniversitelerin meslek yüksek okullarında sürücü kurslarının eğitmen ihtiyacının karşılanması için MEB ile işbirliği yapılarak sürücü kursu eğitmenliği bölümünün açılması daha kaliteli bir eğitime katkı sunacaktır.
4. Psikoteknik Değerlendirmelerin Yaygınlaştırılması
Sürücü adaylarının sadece fiziksel değil, zihinsel ve psikolojik olarak da direksiyon başına geçmeye uygun olup olmadığı daha detaylı testlerle ölçülmelidir.
5. Trafik Kazalarının Önlenmesinde Denetimin Artırılması
Karayollarında sıkı denetimlerin yapılması kazaların azalmasını, ölü ve yaralı sayısının da azalmasını sağlayacaktır.
Örnek vermek gerekirse 2026 yılı Ocak-Haziran döneminde meydana gelen trafik kazalarında olay yerinde ölen insan sayısı 972‘dir.
Geçen Kurban Bayramı’nın 9 günlük tatilinde milyonlarca araç ve insan yoğun trafiğe çıkmasına rağmen yoğun yol denetimleri sayesinde 70 kişi hayatını kaybetmiştir.
SONUÇ
Türkiye’de trafik kazalarının kalıcı olarak azaltılması, cezaların artırılmasından çok sürücü algısının ve kültürünün dönüştürülmesiyle mümkündür.
Bu dönüşümün başlangıç noktası ise sürücü kurslarıdır.
Sürücü kurslarının ticari birer işletme olmanın ötesinde, birer kamu sağlığı ve güvenlik kurumu olarak konumlandırılması, eğitim standartlarının yükseltilmesi ve karayollarındaki denetimlerin sıkılaştırılması, Türkiye’nin yollarını çok daha güvenli hale getirecek ve ölen insan sayısını azaltacaktır.
Unutulmamalıdır ki, nitelikli eğitimle kurtarılan her sürücü adayı, trafikte kurtarılan onlarca can anlamına gelmektedir.
İstatistiki veriler karşılaştırıldığında sürücü kursları ve MEB’nın kazalarda ölen insan sayısının azaltılmasında ciddi katkılar sağladığı görülmektedir.
Trafik kazalarının meydana gelmesinde sürücü kurslarının ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın günah keçisi sayılmasından vaz geçilmelidir.
Abdulgafur BAĞRA
TÜSEKON Yönetim Kurulu Üyesi
TÜSEKON-Sürücü Eğitimcileri Konfederasyonu Aydınlık geleceğimize birlikte yürüyeceğiz.