1986 yılından itibaren özel sektörün hizmetine sunulan sürücü kurslarımız, geçen yaklaşık 40 yıllık süreç içerisinde çok önemli değişim ve dönüşümler yaşamıştır.
Sektörün asıl gelişimi ve kurumsallaşması ise TÜSEKON’umuzun kuruluşuna da denk gelen 2012 yılından itibaren daha güçlü bir ivme kazanmıştır.
Bu süreçte,
-
Direksiyon eğitim pistlerinin alternatifli hale gelmesi,
-
MEBBİS modülüne geçilerek sektörün kayıt altına alınması,
-
Bina kontenjan uygulamalarının hayata geçirilmesi,
-
Taban fiyat uygulamasının yönetmeliğe girmesi,
-
Kota sisteminin uygulanması,
sektörümüzde önemli bir kurumsallaşma sürecini beraberinde getirmiştir.
Bunun yanında teorik sınavların elektronik ortama taşınarak e-sınav sistemine geçilmesi ve direksiyon sınavlarının geçmişe kıyasla çok daha nitelikli, denetlenebilir ve standart hale gelmesi de sürücü eğitimine ciddi katkılar sunmuştur.
Bugün ise dünyada yeni bir çağ yaşanmaktadır. Teknolojinin hızla geliştiği, ulaşım alışkanlıklarının değiştiği bu dönemde, insan hayatını doğrudan ilgilendiren sürücü eğitiminin ve bağlı olduğu trafik düzeninin de çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde yenilenmesi artık kaçınılmazdır.
Bizler sektör temsilcileri olarak, kursiyerlerimizin yalnızca bir belge sahibi değil, trafikte bilinçli ve güvenli birer sürücü olarak mezun olmalarını hedefliyoruz. Bunun için eğitim sisteminin güçlü olması kadar, Bakanlığımız tarafından Türkiye’nin her noktasında eşit standartlarda uygulanan adil ve ciddi direksiyon sınavlarının sürdürülmesi de büyük önem taşımaktadır.
Azalan kursiyer sayılarına rağmen sürücü kurslarımızın hak ettiği ekonomik sürdürülebilirliğe kavuşması, kursiyerlere yeterli süre ve nitelikte eğitim verilmesinin sağlanmasının yolu bina kontenjanlarının belli oranda düşürülmesine de bağlıdır. Tabii ciddi bir sınav için verilecek fazla direksiyon eğitimi, trafikte bilinç seviyesi yüksek, dışarıdan kaçak direksiyon eğitimine ihtiyaç duymayan, kurallara saygılı sürücüler yetiştirebilecektir.
Sektörümüzün geleceğini güvence altına almanın bir diğer yolu,
-
Nitelikli sürücü eğitiminden,
-
Güncel teorik eğitim ve sınav sistemlerinden,
-
Adil ve standart direksiyon sınavlarından,
-
Ve sürücü kurslarının ihtiyaç oranında açılmasını sağlayacak yasal düzenlemelerden geçmektedir.
Ülkemizde her yıl yaşanan trafik kazaları ve sonrasında meydana gelen can kayıpları hepimizi derinden üzmektedir. Eğitim alanında önemli mesafeler katedilmiş olsa da elbette eksiklerimiz bulunmaktadır. Ancak bu noktada yalnızca eğitim değil, trafikte etkin denetim, caydırıcı yaptırımlar ve özellikle kazalarda önemli pay sahibi olan motosiklet kullanımına yönelik düzenlemeler de büyük önem taşımaktadır.
Özellikle herhangi bir ehliyet sınıfına tabi olmadan kullanılan bazı elektrikli araçların ve kontrolsüz kullanımın oluşturduğu risklerin mutlaka çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bunun yanında 5 ila 10 yılda bir yenilenen sürücü belgelerinde belirli düzeyde zorunlu teorik eğitim uygulamasının hayata geçirilmesi, trafik kültürünün güncellenmesine ve toplumsal bilinç oluşmasına ciddi katkı sağlayacaktır.
Biz inanıyoruz ki, güçlü sürücü eğitimi, güvenli trafik demektir. Güvenli trafik ise daha bilinçli bireyler, daha huzurlu toplum ve daha güçlü bir Türkiye anlamına gelmektedir.
Bu nedenle sürücü eğitimi sektörüne yapılacak her yatırım, aslında insan hayatına yapılan en değerli yatırımlardan biridir.
Murat TEKİN
TÜSEKON Genel Başkanı
TÜSEKON-Sürücü Eğitimcileri Konfederasyonu Aydınlık geleceğimize birlikte yürüyeceğiz.